2014, Cilt 30, Sayı 4, Sayfa(lar) 203-209
Kör fare (Spalax leucodon) ve rat (Rattus norvegicus) böbreklerinde podositler üzerinde elektron mikroskobik bir çalışma
İsmail Hakkı Nur1, Atila Yoldaş2, Aydın Alan1, Aytaç Akçay3
1Department of Anatomy, Faculty of Veterinary Medicine, University of Erciyes, Kayseri, Turkey
2Adana Veterinary Control and Research Institute, Adana, Turkey
3Department of Biostatistics, Faculty of Veterinary Medicine, University of Erciyes, Kayseri, Turkey
Anahtar Sözcükler: Rat, spalax, SEM, böbrek, podosit
Görüntülenme Sayısı:796 - İndirilme Sayısı: 2077

Amaç: Kör fareler yer altında kendi kazdıkları tünellerde oksijen oranı oldukça düşük ortamlarda yaşayabilmektedirler. Çoğu kemiricilerden farklı olarak, kör fareler bu koşullarda metabolik faaliyetlerini yüksek oranda yerine getirebilmektedirler. Mevcut çalışmada kör fare ile ratların glomerulusların, fonksiyonlarını ve normal yapılarını sürdürebilmeleri için önemli olan podositlerinin incelemesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Çalışmada altı adet erkek kör fare ve altı adet erkek rat kullanıldı. Rat ve kör farelerin podositleri morfolojik özelikleri Scaning Electron Mikroskobu (SEM) kullanılarak incelendi.

Bulgular: Kör farelerin böbrek uzunluğu, genişliği ve kalınlığı 15.6±0.25, 9.60±0.24, 7.80±0.37 cm iken, bu ölçüler ratda sırası ile 16.00±0.89, 9.40±0.74, 6.20±1.35 cm olarak belirlendi. Bowman kapsulu çapının ve Bowman aralığının ratlarda, kör farelerden daha büyük olduğu tespit edildi. Filtrasyon aralığı kör farelerde 0.049±0.003 μm iken, ratlarda 0.073±0.004 μm olarak ölçüldü. Podosit pedicel'lerinin şekillerinin birbirine benzer ve iğne şeklinde oldukları, uzunluklarının 0.88 ile 1.02 μm arasında değiştikleri ve her iki türde de hücrelerin kenar uzunlukları boyunca birbirine kenetlendikleri tespit edildi.

Öneri: Kör farelerin podositlerinin morfolojik olarak ratlarla aynı olduğu tespit edildi. Her iki türde glomerulusun çapları arasında istatistiksel olarak bir farklılık olmadığı belirlendi (P>0.05). Bunun yanında böbreklerin uzunluk, kalınlık ve genişlikleri arasında da istatistiksel bir farklılık olmadığı tespit edildi.